Kredi borcu olan bir emekli vefat ettiğinde geride kalan aile için ilk soru genelde şu oluyor: "Bu borç bizim mi oldu?" Sorunun kısa cevabı "duruma göre değişir" olsa da, işleyiş sanıldığı kadar karmaşık değil. Miras hukukunda borç da tıpkı ev, araba veya banka hesabı gibi mirasın bir parçası sayılır. Yani mirasçılar yalnızca varlıkları değil, yükümlülükleri de devralır. Aşağıda konuya yeni başlayan biri için, en sık sorulan sorular üzerinden ilerleyerek miras kredi borcu ilişkisini adım adım açıklıyoruz.
Bir kişi hayatını kaybettiğinde geride bıraktığı tüm mal varlığı ve borçları "tereke" adı verilen bütünü oluşturur. Mirasçılar bu bütünü olduğu gibi devralır; sadece iyi tarafını seçip borcu geride bırakma imkânı yoktur.
Mirası kabul eden mirasçılar, kural olarak kredi borcundan kişisel mal varlıklarıyla da sorumlu tutulabilir. Yani devraldığınız miras borcu karşılamıyorsa alacaklı banka, teorik olarak sizin kendi hesabınıza da yönelebilir. Üstelik mirasçılar arasında sorumluluk müteselsildir: banka borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir, o kişi de payından fazlasını ödediyse diğerlerine rücu eder.
Hayır. Türk Medeni Kanunu mirasçılara mirası reddetme hakkı tanır. Reddi miras, ölümün ve mirasçı olunduğunun öğrenildiği tarihten itibaren üç ay içinde, ölenin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılan bir beyanla gerçekleşir. Bu süre kaçırılırsa miras kabul edilmiş sayılır ve borç sorumluluğu doğar.
Emekli bir kişinin geride küçük bir birikim, bir de devam eden ihtiyaç kredisi bırakması sık görülen bir tablodur. Burada aile üyelerinin önünde birkaç yol vardır.
Evet, en az iki alternatif daha bulunur:
Önemli bir uyarı: Mirası reddetmeyi düşünüyorsanız, ölenin banka hesabından para çekmek, eşyalarını satmak ya da alacaklarını tahsil etmek gibi davranışlar "mirası kabul ettim" anlamına gelebilir ve ret hakkınızı ortadan kaldırabilir.
Aileler için en büyük rahatlama genelde buradan gelir. Bireysel kredilerde bankalar sıklıkla kredi hayat sigortası düzenler. Sigorta geçerliyse, vefat halinde kalan borç bakiyesi sigorta şirketi tarafından ödenir ve mirasçıların üzerinde bir yük kalmaz.
Hayır, bazı durumlar kapsam dışı kalabilir:
Bu nedenle emekli kredisi kullanırken sözleşmeyle birlikte poliçe metnini de saklamak, geri ödeme planını ve sigorta kapsamını aile ile paylaşmak çok değerlidir. Faiz oranlarını karşılaştırırken sigorta primlerinin toplam maliyete etkisini de hesaba katmak, ilerideki sürprizleri azaltır.
Kefalet, mirastan bağımsız bir yükümlülüktür. Mirası reddetseniz bile, krediye kefil olduysanız bankaya karşı sorumluluğunuz devam eder. Bu yüzden aile içi kefaletlerde riskin baştan iyi değerlendirilmesi gerekir.
Kişi hayattayken emekli maaşı, yazılı muvafakat olmadıkça kural olarak hacze konu edilmez. Vefattan sonra ise maaş ödemeleri sona erer; yanlışlıkla yatan tutarların iadesi istenebilir. Dul ve yetim aylığı ise mirasçının kendi hakkı olduğundan, ölenin kredi borcu için doğrudan kaynak sayılmaz.